noun

tirade

nutuk, sert eleştiri

He launched into a tirade against the government.

Hükümete karşı bir nutuk çekmeye başladı.

She delivered a tirade of abuse.

Ağza alınmayacak küfürlerle dolu bir nutuk attı.

((bir nutuk)) ((karşı sb./sth.)) (birine/bir şeye) karşı uzun, öfkeli bir konuşma He launched into a tirade against the government.

((bir nutuk)) ((ile dolu sth.)) (bir şey) ile dolu uzun, öfkeli bir konuşma She delivered a tirade of abuse.

Eş anlamlılar: nutuk, sövüp sayma, uzun ve öfkeli konuşma

Fransızca 'tirade' kelimesinden, o da İtalyanca 'tirata' (yaylım ateşi, çekme) kelimesinden gelir, kökü 'tirare' (çekmek).

'Tired raid' (yorgun baskın) gibi ses çıkarıyor. Bir baskından sonra o kadar yorulmuş birinin öfkeyle bağırmaya başladığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.