noun

treadmill

koşu bandı, tekdüze iş

I run on the treadmill at the gym.

Spor salonunda koşu bandında koşuyorum.

He felt stuck on the corporate treadmill.

Kendini kurumsal hayatın tekdüzeliğine sıkışmış hissediyordu.

((koşu bandında)) egzersiz aletini kullanmak I run on the treadmill at the gym.

((kurumsal/günlük tekdüzelik)) işin/hayatın monoton rutini He felt stuck on the corporate treadmill.

Eş anlamlılar: koşu bandı; (mecazi) tekdüzelik, angarya

'tread' (basmak) ve 'mill' (değirmen) kelimelerinden. Aslen insanların basarak çalıştırdığı bir aletti.

Hem spor salonunda hem de sıkıcı bir işte hiçbir yere varmayan bir 'değirmenin' üzerinde 'yürüdüğünüzü' (tread) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.