noun

confidant

sırdaş, yakın dost

He is my closest confidant.

O benim en yakın sırdaşım.

She needed a confidant to share her secrets with.

Sırlarını paylaşacak bir sırdaşa ihtiyacı vardı.

((sb.))'s confidant (birinin) sırdaşı Kralın en güvendiği sırdaşıydı.

Eş anlamlılar: close friend, intimate, crony

Latince 'tam güvenmek' anlamına gelen 'confidere'den gelir; 'con-' (ile) + 'fidere' (güvenmek).

Bir 'confidant', 'sırrınızı açabileceğiniz' (to confide in) kişidir. 'fid' kökü, 'fidelity' (sadakat) kelimesinde olduğu gibi inanç ve güvenle ilgilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.