noun

counterpart

mevkidaş, muadil, karşılık

The prime minister met with his French counterpart.

Başbakan, Fransız mevkidaşı ile görüştü.

The company's sales in Europe are better than their counterpart in Asia.

Şirketin Avrupa'daki satışları, Asya'daki muadilinden daha iyi.

((birinin/bir şeyin)) mevkidaşı/muadili farklı bir yerde benzer bir işleve sahip kişi veya şey The foreign minister met his German counterpart.

Eş anlamlılar: equivalent, opposite number, peer

'counter-' (karşılık gelen) ve 'part' (parça) kelimelerinden. Diğerine karşılık gelen bir parça.

İngiltere Başbakanı ve Türkiye Cumhurbaşkanı'nı düşünün; kendi hükümetlerinde birbirlerinin mevkidaşıdırlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.