adjective

crazy

çılgın, deli, aptalca, harika

She's crazy about him.

Ona deli oluyor.

He has a crazy idea to travel the world.

Dünyayı gezmek gibi çılgın bir fikri var.

The crowd went crazy when the band appeared.

Grup sahneye çıktığında kalabalık çıldırdı.

That's a crazy price for a small car.

Küçük bir araba için bu çılgın bir fiyat.

a crazy ((noun)) çılgın bir (isim) He has a crazy idea.

to be crazy about ((sb./sth.)) (birine/bir şeye) deli olmak She's crazy about him.

to go crazy çıldırmak, delirmek The crowd went crazy.

Synonyms: mad, insane, wild, absurd; Antonyms: sane, sensible, calm

Orta İngilizce'deki 'crasen' (kırmak, parçalamak) kelimesinden gelir. Sıfat, 'parçalanmış' veya 'kırık' bir akla sahip olma anlamından gelişmiştir.

Çatlamış (crazed) bir çömlek hayal edin - bu, düzgün çalışmayan 'çılgın' bir zihin gibidir. Coşku için olumlu anlamda da kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.