noun

custody

velayet, gözaltı, himaye

The parents were granted joint custody of their children.

Ebeveynlere çocuklarının ortak velayeti verildi.

The suspect was taken into police custody.

Şüpheli polis tarafından gözaltına alındı.

velayeti ((birinin/bir şeyin)) (biri/bir şey) için yasal bakım hakkı Mahkeme, çocukların velayetini ona verdi.

gözaltında polis tarafından tutulmak Hırsız şimdi polis gözetiminde.

Eş anlamlılar: guardianship (vesayet), care (bakım), detention (gözaltı), confinement (hapsetme)

Latince 'custodia' (koruma, izleme, saklama) kelimesinden gelir ve 'custos' (muhafız) ile ilgilidir.

Bir binanın veya bir kişinin 'custody'sine (velayetine/gözetimine) sahip olan bir 'custodian' (hademe/gözetmen) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.