adjective/adverb

firsthand

ilk elden, doğrudan

I have firsthand experience of this problem.

Bu sorunla ilgili ilk elden deneyimim var.

He heard the news firsthand.

Haberi ilk elden duydu.

((sıfat)) ((isim)) ilk elden ((isim)) She has firsthand knowledge of the situation.

((zarf)) ((fiil)) ilk elden ((fiil))i ilk elden görmek I saw it firsthand.

Eş anlamlılar: direct, immediate; Zıt anlamlılar: indirect, second-hand, hearsay

'first' (ilk) + 'hand' (el) kelimelerinin birleşimi, kelimenin tam anlamıyla orijinal kaynaktan (ona dokunan ilk el) anlamına gelir.

Bir şeyi, başka ellerden geçmiş bir kopya olarak değil, onu yaratan veya deneyimleyen 'ilk elden' doğrudan aldığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.