verb

freeze

donmak, dondurmak, donakalmak

Water freezes at 0°C.

Su 0°C'de donar.

I froze when I saw the spider.

Örümceği görünce donakaldım.

The government will freeze wages.

Hükümet maaşları donduracak.

The computer screen has frozen.

Bilgisayar ekranı dondu.

((nesnesiz)) donmak Göl bu gece donacak.

((bir şeyi)) dondurmak Artan çorbayı dondurabilirsin.

((nesnesiz)) donakalmak Hırsıza kımıldamamasını söyledi.

((bir şeyi)) dondurmak Şirketin varlıklarını dondurmaya karar verdiler.

Eş anlamlılar: chill, congeal; Zıt anlamlılar: melt, thaw

Etimoloji: Eski İngilizce 'frēosan' kelimesinden gelir. Temel fikir, soğuğun neden olduğu katılaşmadır.

Bir dondurucu (freezer) düşünün: bir şeyleri soğutur ve durdurur. Bu su, insanlar ve para için de geçerlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.