adjective

hung

kararsız kalmış, asılı, süslenmiş

The jury was hung, so a retrial was ordered.

Jüri kararsız kaldığı için yeniden yargılama emri verildi.

The walls were hung with tapestries.

Duvarlar duvar halılarıyla süslenmişti.

kararsız kalmak (jüri) Jüri kararsız kaldı.

((bir şey)) ile süslenmek (bir şey) ile dekore edilmek Duvarlar tablolarla süslenmişti.

Synonyms: asılı, kilitlenmiş, kararsız

'to hang' (asmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı. 'Kararsız kalmış jüri' anlamı, bir sonuca varamadan askıda kalma fikrinden gelir.

Bir terazinin tam ortada 'asılı' kaldığını ve bir tarafa eğilemediğini hayal edin. Bu, jüri için 'kararsız kalmış' anlamını hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.