adjective

idle

boş, aylak, tembel, atıl

The factory has been idle for months.

Fabrika aylardır atıl durumda.

He is an idle person who avoids work.

İşten kaçan aylak biridir.

It was just an idle threat.

Bu sadece boş bir tehditti.

idle ((olmak)) atıl olmak The factory has been idle for months.

Synonyms: atıl, tembel, kullanılmayan; Antonyms: meşgul, aktif, çalışan

Eski İngilizce'de 'boş, nafile, işe yaramaz' anlamına gelen 'īdel' kelimesinden gelir.

'İdol' ile karıştırmayın. 'Idle' aktif olmayan demektir. Bir araba motorunun 'rölantide' (idling) çalışmasını düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.