adjective

pending

beklemede, askıda

The patent application is still pending.

Patent başvurusu hala beklemede.

He was released on bail pending his appeal.

Temyizini beklerken kefaletle serbest bırakıldı.

((bir şey)) beklemede (sıfat) karar bekliyor olmak Patent başvurusu hala beklemede.

((bir şeyi)) beklerken (edat) (bir şey) olana kadar Temyizini beklerken kefaletle serbest bırakıldı.

Eş anlamlılar: awaiting, unresolved, undecided; Zıt anlamlılar: decided, resolved, completed

Latince 'asmak' anlamına gelen 'pendere' kelimesinden gelir. 'Pending' olan bir şey, bir karar beklerken havada 'asılı' durur.

Onay 'bekleyen' bir kancaya asılmış bir dosya hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.