adjective

poignant

dokunaklı, acı, etkileyici

The film's ending was particularly poignant.

Filmin sonu özellikle dokunaklıydı.

She felt a poignant sense of regret.

İçinde dokunaklı bir pişmanlık hissetti.

((bir şey)) dokunaklı ((bir şey)) duygusal olarak etkileyici Sahne çok dokunaklıydı.

Eşanlamlılar: dokunaklı, etkileyici, hüzünlü; Zıtanlamlılar: neşeli, etkisiz

Latince 'pungere' (batmak, delmek) kelimesinden gelir. Duygulara 'batan' veya 'iğneleyen' anlamındadır.

Kalbinize hüzün ya da nostalji hissiyle 'batan' keskin bir 'nokta' (point) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.