verb

reckon

sanmak, hesaplamak, düşünmek, saymak

I reckon it will rain tomorrow.

Sanırım yarın yağmur yağacak.

The cost was reckoned at $500.

Maliyet 500 dolar olarak hesaplandı.

She is reckoned to be the best player.

En iyi oyuncu olarak kabul ediliyor.

to reckon ((that ...)) sanmak/düşünmek ki... I reckon we'll be late.

to be reckoned ((as/to be sth.)) olarak sayılmak/kabul edilmek She is reckoned as one of the best.

to reckon ((with sth./sb.)) (bir şeyi/birini) hesaba katmak It's a factor to reckon with.

Eş anlamlılar: düşünmek, sanmak, hesaplamak, varsaymak

Eski İngilizce "gerecenian" (açıklamak, düzenlemek) kelimesinden gelir. Almanca "rechnen" (hesaplamak) ile ilgilidir.

Temel anlamı hesaplamak veya saymaktır. "Düşünmek" anlamına geldiğinde bile, düşünülmüş bir görüşü ifade eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.