adjective

screwed

mahvolmuş, hapı yutmuş

If we miss this deadline, we're screwed.

Bu son tarihi kaçırırsak hapı yuttuk.

He realized he was totally screwed.

Tamamen mahvolduğunu fark etti.

((biri)) mahvoldu (biri) başı büyük dertte Bu sınavdan kalırsam mahvoldum.

Eş anlamlılar: mahkum, mahvolmuş, başı dertte

'To screw' fiilinin geçmiş zaman ortacı, mecazi olarak aldatılmış veya imkansız bir duruma düşürülmüş anlamına gelir.

Bu argo bir ifadedir. Kolay bir çıkış yolu olmayan çok kötü bir durumda olduğunuz anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.