verb

sidetrack

konudan saptırmak, oyalamak

Don't let him sidetrack you from your work.

Onun seni işinden alıkoymasına izin verme.

The meeting got sidetracked by a long debate.

Toplantı uzun bir tartışmayla konudan saptı.

to sidetrack ((sb.)) ((birini)) konudan saptırmak The interesting story sidetracked the students.

to get sidetracked konudan sapmak I always get sidetracked when I'm online.

Eş anlamlılar: dikkatini dağıtmak, saptırmak, raydan çıkarmak; Zıt anlamlılar: odaklanmak, konsantre olmak

'side' (yan) + 'track' (ray) kelimelerinden gelir. Aslen bir treni ana hattan yan bir hatta almayı ifade ederdi.

Ana yoldaki (hedefiniz) bir trenin yan bir yola (dikkat dağıtıcı bir şey) alındığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.