verb

slip

kaymak, gizlice vermek, hata yapmak, sıyrılmak

Be careful not to slip on the ice.

Buzda kaymamaya dikkat et.

She slipped a note into my hand.

Elime bir not sıkıştırdı.

The name has slipped my mind.

İsim aklımdan çıkmış.

Standards have slipped in recent years.

Son yıllarda standartlar düştü.

((on sth.)) bir şeyin üzerinde kaymak. Be careful not to slip on the ice.

((sth.)) ((into/to sb./sth.)) bir şeyi birine/bir şeyin içine gizlice vermek/koymak. She slipped a note into my hand.

((one's mind)) birinin aklından çıkmak. The name has slipped my mind.

Synonyms: kaymak, süzülmek

Orta İngilizce'deki 'slippen' kelimesinden gelir ve 'kaygan olma' fikriyle ilgilidir.

Bir muz kabuğuna basıp 'kaydığınızı' (slip) hayal edin. Bu kontrolsüz kayma fikri, hatalara ('slip-up') ve sessiz hareketlere kadar uzanır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.