noun

sucker

enayi, keriz, lolipop, vantuz

He's a sucker for a sad story.

Hüzünlü bir hikayeye karşı zaafı var.

The child wanted a red sucker.

Çocuk kırmızı bir lolipop istedi.

The octopus held on with its suckers.

Ahtapot vantuzlarıyla tutundu.

((bir şeye)) zaafı olmak (bir şeye) karşı koyamamak İltifatlara karşı zaafı var.

Eş anlamlılar: enayi, keriz, lolipop, vantuz

'to suck' (emmek) fiilinden gelir. 'Enayi' anlamı, bir dolandırıcılığa 'çekilme' veya 'emilme' fikrinden kaynaklanır.

Yeme kolayca gelen bir balık düşünün; bedava bir yemek için tam bir 'sucker' (enayi).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.