verb

marshaling

düzenlemek, sıraya koymak, toplamak, yönlendirmek

He was marshaling his thoughts before speaking.

Konuşmadan önce düşüncelerini toparlıyordu.

The general is marshaling his troops for the attack.

General, saldırı için birliklerini topluyor.

The attendant is marshaling the guests into the hall.

Görevli, misafirleri salona yönlendiriyor.

((sth.)) (...i) düzenlemek, toparlamak He was marshaling his thoughts.

((sb./sth.)) ((into/to sth.)) (...i) (...e) yönlendirmek The attendant is marshaling the guests into the hall.

Eş anlamlılar: organize, arrange, assemble, guide; Zıt anlamlılar: disperse, scatter

Eski Fransızca 'mareschal' (nalbant, komutan) kelimesinden, 'at hizmetkarı' anlamına gelen Cermen köklerinden gelir. Anlamı, atlara bakmaktan süvarilere komuta etmeye, sonra da genel olarak organize etmeye evrilmiştir.

Bir geçit töreni mareşalinin tüm süslü araçları ve bandoları doğru sıraya göre düzenlediğini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.