noun

buffer

tampon, tampon bölge, arabellek

The savings account was a buffer against unemployment.

Tasarruf hesabı işsizliğe karşı bir tampondur.

The park acts as a buffer between the houses.

Park, evler arasında bir tampon görevi görüyor.

The video is still loading into the buffer.

Video hala arabelleğe yükleniyor.

((bir şeye)) karşı bir tampon (bir şeye) karşı bir koruma Tasarruf hesabı işsizliğe karşı bir tampondur.

((A ve B)) arasında bir tampon (A ve B) arasında bir engel Park, evler arasında bir tampon görevi görüyor.

yastık, kalkan, amortisör

Orta Fransızca'daki 'buffe' (darbe) kelimesinden gelir, yumuşak bir cisme vurulduğunda çıkan sesle ilgilidir. Darbeyi emen şey anlamına gelmiştir.

İki ülke arasındaki 'tampon bölge'yi düşünün. Bu bölge, çatışmaları önlemek için bir yastık görevi görür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.