verb

catch

yakalamak, yetişmek, (hastalığa) yakalanmak, anlamak

Can you catch the ball?

Topu yakalayabilir misin?

I need to catch the 8 AM train.

Sabah 8 trenine yetişmem gerekiyor.

I hope I don't catch a cold.

Umarım soğuk algınlığına yakalanmam.

I didn't catch what you said.

Ne dediğini anlamadım.

((sth.)) hareket eden bir şeyi yakalamak She caught the keys I threw.

((sth.)) bir ulaşım aracına yetişmek We have to catch a bus.

((sth.)) bir hastalığa yakalanmak He caught the flu.

((sth.)) bir şeyi duymak veya anlamak Sorry, I didn't catch your name.

Eş anlamlılar: grab, seize, capture, get; Zıt anlamlılar: release, throw, miss

Latince 'captiare' (kovalamak) kelimesinden, o da 'capere' (almak) kelimesinden gelir.

Görevi topu 'yakalamak' olan bir beyzbol 'yakalayıcısını' (catcher) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.