affected
Çeviri
etkilenmiş, yapmacık, özenti
Örnekler
The most affected areas are in the south.
En çok etkilenen bölgeler güneyde.
He spoke in an affected, high-pitched voice.
Yapmacık, tiz bir sesle konuştu.
Dilbilgisi Kalıpları
affected by ((sth.)) (bir şeyden) etkilenmek Kasaba selden kötü şekilde etkilendi.
an affected ((noun)) yapmacık bir (isim) Yapmacık bir konuşma tarzı var.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Latince 'harekete geçirmek' anlamına gelen 'afficere' fiilinin geçmiş zaman ortacı olan 'affectus'tan gelir. 'ad-' (yönelme) + 'facere' (yapmak) köklerinden oluşur.
Hafıza İpuçları
Bir şeyin bir kişi veya yer üzerinde bir 'etkisi' (effect) olduğunu ve onu 'etkilenmiş' (affected) hale getirdiğini düşünün. İkinci anlam için, birinin belirli bir tavrı 'taklit ettiğini' (affecting) hayal edin.