adjective

crestfallen

morali bozuk, hayal kırıklığına uğramış, keyifsiz

He looked crestfallen after hearing the news.

Haberi duyduktan sonra morali bozuk görünüyordu.

The team was crestfallen after their defeat.

Takım yenilgiden sonra morali bozuktu.

morali bozuk olmak/görünmek/hissetmek üzgün ve hayal kırıklığına uğramış olmak He looked crestfallen at the news.

Eş anlamlılar: dejected, despondent, downcast; Zıt anlamlılar: elated, jubilant

'crest' (horoz ibiği, gurur sembolü) + 'fallen' (düşmüş). Kelimenin tam anlamıyla 'ibiği düşmüş', yenilmiş bir horoz gibi demektir.

Dövüşü kaybettikten sonra ibiği (crest) düşmüş (fallen) gururlu bir horoz hayal edin. Çok üzgün ve yenik görünüyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.