verb

escape

kaçmak, kurtulmak, firar etmek

The prisoner tried to escape from jail.

Mahkum hapishaneden kaçmaya çalıştı.

He escaped punishment for his crime.

Suçunun cezasından kurtuldu.

A small gasp escaped her lips.

Dudaklarından küçük bir hıçkırık kaçtı.

((bir yerden)) kaçmak. The prisoner tried to escape from jail.

((bir şeyden)) kurtulmak. He escaped punishment for his crime.

Eş anlamlılar: kaçmak, firar etmek; Zıt anlamlılar: kalmak, yüzleşmek

Halk Latincesi '*excappare''den gelir, kelimenin tam anlamıyla 'pelerininden çıkmak', 'ex-' (dışarı) ve 'cappa' (pelerin) kelimelerinden oluşur.

Birinin takipçisinden kurtulmak için pelerininden (cappa) 'dışarı' (ex-) sıyrıldığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.