noun

flashpoint

parlama noktası, kriz noktası, patlama noktası

The region has become a dangerous flashpoint.

Bölge tehlikeli bir kriz noktası haline geldi.

The flashpoint of the fuel is very low.

Yakıtın parlama noktası çok düşük.

((bir kriz noktası)) ((için bir şey)) Sorunların başlayabileceği bir yer veya durum Sınır, çatışma için bir kriz noktasıdır.

Eş anlamlılar: kriz noktası, patlama noktası, barut fıçısı

'flash' (parlama) ve 'point' (nokta) kelimelerinden türemiştir. Bir şeyin alev aldığı veya eyleme geçtiği noktayı ifade eder.

Belirli bir 'noktada' büyük bir yangını başlatabilecek küçük bir kıvılcım, bir 'parlama' düşünün. Bu bir 'flashpoint'tir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.