adjective

flimsy

dayanıksız, çürük, inandırıcı olmayan

The box was made of flimsy cardboard.

Kutu dayanıksız kartondan yapılmıştı.

That's a flimsy excuse for being late.

Bu, geç kalmak için çürük bir bahane.

((bir şey)) dayanıksız The box was made of flimsy cardboard.

((bahane/argüman)) çürük That's a flimsy excuse.

Eş anlamlılar: ince, zayıf, kırılgan; Zıt anlamlılar: sağlam, katı, güçlü

Kökeni belirsizdir, ancak 'film'in inceliğini çağrıştırır.

'Film gibi' (film-sy) - bir film şeridi kadar ince ve zayıf olduğunu düşünün. Bu hem nesneler hem de bahaneler için geçerlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.