noun

irony

ironi, alay, kinaye

The irony is that he, a fire chief, is afraid of matches.

İroni şu ki, bir itfaiye şefi olan o, kibritlerden korkuyor.

She said, 'What a beautiful day!' with heavy irony.

Ağır bir ironiyle 'Ne güzel bir gün!' dedi.

((bir şeyin ironisi)) bir durumun ironik olma özelliği The irony of the situation was not lost on her.

((ironiyle)) ironik bir şekilde He noted with irony that the winner was a known cheater.

Eş anlamlılar: sarcasm, satire, paradox

Yunanca 'eirōneia' kelimesinden gelir, 'yapmacık cehalet' anlamına gelir.

İroni, beklenilen ile gerçekte olan arasındaki karşıtlıktır. Örneğin, bir itfaiyecinin ateşten korkması gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.