verb

localize

yerelleştirmek, sınırlamak, belirlemek

We need to localize the problem to one department.

Sorunu tek bir departmanla sınırlamamız gerekiyor.

The company will localize its products for the Asian market.

Şirket, ürünlerini Asya pazarı için yerelleştirecek.

((bir şeyi)) (bir şeyi) belirli bir yerle sınırlamak We need to localize the problem.

((bir şeyi)) ((bir şey için)) (bir ürünü) belirli bir ülke veya bölge için uyarlamak They will localize the software for the Japanese market.

Eş anlamlılar: confine, restrict, adapt

'Local' (yerel) + '-ize' (fiil yapan ek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'yerel yapmak' demektir.

Bir şeyi 'yerel' hale getirmeyi düşünün - ya yerel bir alanla sınırlayarak ya da yerel halk için uyarlayarak.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.