Verb

verlängern

uzatmak

Können wir unseren Aufenthalt verlängern?

Konaklamamızı uzatabilir miyiz?

Ich möchte meinen Vertrag verlängern.

Sözleşmemi uzatmak istiyorum.

Sie verlängert das Kleid um fünf Zentimeter.

Elbiseyi beş santimetre uzatıyor.

((bir şeyi)) uzatmak Pasaportumu uzatmak istiyorum. Ich möchte meinen Pass verlängern.

((bir şeyi)) ((... kadar)) uzatmak Eteği 10 cm uzattı. Sie hat den Rock um 10 cm verlängert.

Eş anlamlılar: uzatmak; Zıt anlamlı: kısaltmak (verkürzen)

'ver-' (değişim belirten önek) ve 'länger' (daha uzun) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'daha uzun yapmak'tır.

Kelimenin yapısı anlamını açıklar: 'ver-' + 'länger' (daha uzun) = daha uzun yapmak. Çok kolay.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.