brisant
Çeviri
patlayıcı, tartışmalı, hassas, güncel
Örnekler
Das ist ein brisantes Thema.
Bu hassas bir konu.
Die politische Lage ist sehr brisant.
Siyasi durum çok hassas.
Er hat brisante Informationen erhalten.
Patlayıcı bilgiler aldı.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şey)) ... olmak Das Thema ist brisant.
... bir ((isim)) ein brisantes Thema
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: hassas, tartışmalı, patlayıcı, güncel
Etimoloji
Fransızca 'briser' (kırmak) fiilinin sıfat-fiili olan 'brisant' kelimesinden gelir. Barışı 'kırabilecek' bir konuyu ifade eder.
Hafıza İpuçları
Bir konunun aniden bir 'kriz'e yol açabileceğini düşünün. Bu durum 'brisant'tır.