Verb

dulden

tahammül etmek, katlanmak, göz yummak, izin vermek

Ich dulde kein schlechtes Benehmen.

Kötü davranışa tahammül etmem.

Sie duldete den Lärm nicht länger.

Gürültüye daha fazla katlanamadı.

Er duldet keine Widerrede.

İtiraz kabul etmez.

((et4/j-n)) dulden bir şeye/birine tahammül etmek Yalanlara tahammül etmem.

Eş anlamlılar: ertragen, aushalten, tolerieren; Zıt anlamlılar: verbieten, sich wehren

Eski Yüksek Almanca 'dulten' kelimesinden gelir. 'Geduld' (sabır) ile yakından ilişkilidir.

Bir şeye 'dulden' (tahammül etmek) için çok fazla 'Geduld' (sabır) gerekir. Kelimeler birbirine çok benziyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.