durchlässig
Çeviri
geçirgen, gözenekli
Örnekler
Dieser Stoff ist sehr durchlässig.
Bu kumaş çok geçirgen.
Die Grenze ist für Flüchtlinge durchlässig.
Sınır, mülteciler için geçirgen.
Dilbilgisi Kalıpları
((olmak)) geçirgen olmak Toprak çok geçirgen.
((für+4)) bir şeye karşı geçirgen olmak Membran suya karşı geçirgendir.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: gözenekli (porös); Zıt anlamlılar: geçirimsiz (undurchlässig), sıkı (dicht)
Etimoloji
`durch` (içinden) + `lassen` (bırakmak) + `-ig` (sıfat eki). 'İçinden geçmesine izin veren' bir şeyi tanımlar.
Hafıza İpuçları
Suyun 'içinden' (durch) geçmesine 'izin veren' (lassen) bir filtre düşünün.