Verb

ebnen

düzlemek, tesviye etmek, yolunu açmak

Die Arbeiter ebnen die Straße.

İşçiler yolu düzlüyor.

Seine Entdeckung ebnete den Weg für neue Forschungen.

Onun keşfi yeni araştırmaların yolunu açtı.

((et4)) bir şeyi düzlemek İşçiler yolu düzlüyor.

((yolunu)) ((için)) bir şey için yolu açmak Onun keşfi yeni araştırmaların yolunu açtı.

Eş anlamlılar: glätten (düzleştirmek), düzlemek; Zıt anlamlılar: yükseltmek, engebeli yapmak

'Düz, engebesiz' anlamına gelen 'eben' sıfatından türemiştir. '-en' eki onu fiil yapar.

Bir şeyi 'düz' (eben) hale getirdiğinizi düşünün. 'Ebnen' fiili, bir yolu veya patikayı düzleştirmek gibi bu eylemi tanımlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.