Verb

ein|dämmen

önlemek, sınırlamak, kontrol altına almak

Die Feuerwehr versucht, das Feuer einzudämmen.

İtfaiye yangını kontrol altına almaya çalışıyor.

Wir müssen die Ausbreitung der Krankheit eindämmen.

Hastalığın yayılmasını önlemeliyiz.

((et4)) ((nesneyi)) önlemek/sınırlamak Hükümet enflasyonu sınırlıyor.

Eş anlamlılar: sınırlamak, kontrol altına almak; Zıt anlamlılar: yaymak

'ein-' (içine) ve 'Damm' (set, baraj) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'set çekerek içine hapsetmek'.

Bir seli bir set ('Damm') ile 'içeride' ('ein') tuttuğunuzu hayal edin. Bu kelime hem sel gibi somut hem de enflasyon gibi soyut şeyler için kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.