Verb

ein|lesen

okutmak (veri), taratmak, okuyarak öğrenmek

Der Scanner liest die Daten ein.

Tarayıcı verileri okuyor.

Ich muss mich in das Thema einlesen.

Konuyu okuyup öğrenmem gerekiyor.

((et4)) einlesen bir şeyi okutmak/taramak Barkod okuyucu kodu okutuyor.

sich ((in+4)) einlesen bir konu hakkında okuyarak bilgi edinmek Yeni yönetmelikleri okuyup öğrenmesi gerekiyor.

bilgi edinmek, aşina olmak, taramak

'ein-' (içeri) ön eki + 'lesen' (okumak). Kelimenin tam anlamıyla 'içeri okumak', yani bilgiyi bir sisteme veya kişinin kendi zihnine aktarmak.

Bir bilgisayarın verileri belleğine 'okumasını' ve sizin de bir konuya aşina olmak için yeni bilgileri beyninize 'okumanızı' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.