Adjektiv

eingeschworen

kenetlenmiş, yeminli, sıkı fıkı

Sie sind eine eingeschworene Gemeinschaft.

Onlar kenetlenmiş bir topluluktur.

Er ist ein eingeschworener Fan des Vereins.

Kulübün yeminli bir taraftarıdır.

eingeschworen + İsim kenetlenmiş/yeminli bir ... Onlar kenetlenmiş bir topluluktur.

Eş anlamlılar: kenetlenmiş, sadık, vefalı; Zıt anlamlılar: gevşek, kopuk

'ein-' (içine) ve 'schwören' (yemin etmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla bir gruba 'yeminle girmiş' demektir.

Birlikte yemin ('Schwur') ederek tek ('ein') bir bütün haline gelen, kenetlenmiş bir grubu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.