Verb

fangen

yakalamak, tutmak

Ich fange den Ball.

Topu yakalıyorum.

Die Katze fängt eine Maus.

Kedi bir fare yakalar.

Er hat Feuer gefangen.

Ateş aldı (heveslendi).

((et4/j-n)) bir şeyi/birini yakalamak Polis hırsızı yakalar.

Eş anlamlılar: ergreifen (ele geçirmek), packen (kapmak); Zıt anlamlılar: werfen (atmak), freilassen (serbest bırakmak)

Eski Yüksek Almanca 'fāhan' (yakalamak) kelimesinden gelir. İngilizce 'fang' (zehirli diş) kelimesiyle ilişkilidir.

Bir hayvanın avını 'yakalamak' (fangen) için 'zehirli dişlerini' (fangs) kullandığını düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.