Verb

kuratieren

küratörlüğünü yapmak, düzenlemek

Er kuratiert die neue Ausstellung im Museum.

Müzedeki yeni serginin küratörlüğünü yapıyor.

Sie kuratiert Inhalte für eine Online-Plattform.

Çevrimiçi bir platform için içerik düzenliyor.

((bir şeyin)) küratörlüğünü yapmak ((bir şeyin)) küratörlüğünü yapmak Müzenin modern sanat koleksiyonunun küratörlüğünü yapıyor.

Eş anlamlılar: düzenlemek, seçmek, ilgilenmek

Latince 'curare' (ilgilenmek, bakmak) kelimesinden gelir. İngilizce 'to curate' ile kökteştir.

İngilizce'deki 'curate' kelimesine çok benziyor. Bir müzedeki küratörün (Kurator) ne yaptığını düşünün: sergiyi düzenler (kuratiert).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.