Nomen

die Voraussetzung

ön koşul, şart, gereklilik, varsayım

Gute Sprachkenntnisse sind eine Voraussetzung.

İyi dil bilgisi bir ön koşuldur.

Wir arbeiten unter der Voraussetzung, dass es klappt.

İşe yarayacağı varsayımıyla çalışıyoruz.

((et4)) için ön koşul ... için ön koşul Das ist die Voraussetzung für den Erfolg.

((...mesi)) şartıyla ...mesi şartıyla Er kommt unter der Voraussetzung, dass du auch da bist.

Eş anlamlılar: Bedingung (koşul), Anforderung (gereklilik), Annahme (varsayım)

'voraus' (önceden) + 'setzen' (koymak) + '-ung' (isim eki) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'önceden koyma'dır.

Bir şeye başlamadan 'önce' (voraus) 'koymanız' (setzen) gereken şey olarak düşünün. Bu sizi doğrudan 'ön koşul' anlamına götürür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.