Verb

stand|halten

dayanmak, direnmek, karşı koymak

Die Brücke muss dem Sturm standhalten.

Köprü fırtınaya dayanmalı.

Er konnte dem Druck nicht standhalten.

Baskıya dayanamadı.

((et3)) bir şeye dayanmak Köprü fırtınaya dayanmalı.

widerstehen (direnmek), aushalten (dayanmak), trotzen (meydan okumak)

'stand' (durmak) ve 'halten' (tutmak) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'yerini korumak'.

Bir güce karşı 'ayakta durduğunuzu' (stand) ve yerinizi 'koruduğunuzu' (halten) hayal edin. Bu fiil ismin -e hali (Dativ) ile kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.