Adjektiv

starr

sert, katı, sabit, donuk

Er sah mich mit starrem Blick an.

Bana donuk bir bakışla baktı.

Meine Finger sind starr vor Kälte.

Parmaklarım soğuktan kaskatı kesildi.

Sie hielt sich an die starren Regeln.

Katı kurallara bağlı kaldı.

yüklem olarak: etwas ist starr bir şey sert Kasları sert. Seine Muskeln sind starr.

sıfat olarak: ein starrer Blick donuk bir bakış Onun donuk bir bakışı var. Er hat einen starren Blick.

((vor+3)) ...den katı: starr vor Kälte sein soğuktan katı olmak Ellerim soğuktan kaskatı. Meine Hände sind starr vor Kälte.

Eş anlamlılar: steif, unbeweglich; Zıt anlamlılar: flexibel, beweglich

İngilizce 'stare' (dik dik bakmak) ile ilgilidir. Birisi dik dik baktığında 'sabit' veya 'katı' bir bakışı düşünün.

Gökyüzündeki bir 'star' (yıldız) 'starr' (sabit, hareketsiz) görünür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.