Adjektiv

unabdingbar

vazgeçilmez, zorunlu, şart

Vertrauen ist eine unabdingbare Voraussetzung.

Güven vazgeçilmez bir ön koşuldur.

Diese Regel ist unabdingbar für unsere Sicherheit.

Bu kural güvenliğimiz için zorunludur.

unabdingbar ((için et4)) bir şey için vazgeçilmez olmak Pünktlichkeit ist unabdingbar für diesen Job.

Eş anlamlılar: unerlässlich, notwendig, zwingend; Zıt anlamlılar: gereksiz, isteğe bağlı

un- ('olumsuzluk') + abdingen ('pazarlıkla vazgeçmek') + -bar ('-ebilir') eklerinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'pazarlıkla vazgeçilemez'dir.

Pazarlıkla (dingen) kurtulamayacağınız (ab-) bir şey düşünün. Bu yüzden vazgeçilmezdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.