Adjektiv

ungenutzt

kullanılmamış, atıl, boş

Das Zimmer steht ungenutzt leer.

Oda kullanılmadan boş duruyor.

Sein Talent blieb lange ungenutzt.

Yeteneği uzun süre kullanılmadı.

Das ungenutzte Potenzial ist enorm.

Kullanılmayan potansiyel çok büyük.

((bir şey)) kullanılmamış kalmak ((bir şey)) kullanılmamış kalmak Potansiyel kullanılmamış kalıyor.

Eş anlamlılar: atıl, boş; Zıt anlamlılar: kullanılmış, kullanımda

un- (olumsuzluk) ön eki + genutzt (nutzen 'kullanmak' fiilinin geçmiş zaman ortacı). Kelimenin tam anlamıyla 'kullanılmamış'.

İngilizce'deki 'unused' kelimesiyle aynı yapıdadır. 'un-' ön eki olumsuzluk belirtir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.