Adjektiv

untergetaucht

saklanmış, yeraltına çekilmiş, batmış

Der Spion ist in der Stadt untergetaucht.

Casus şehirde saklandı.

Das U-Boot ist schnell untergetaucht.

Denizaltı hızla daldı.

sein + untergetaucht saklanmış olmak / dalmış olmak Haftalardır saklanıyor.

Eş anlamlılar: versteckt (saklı), verschwunden (kayıp); Zıt anlamlılar: aufgetaucht (yüzeye çıkmış)

'unter' (altında) ve 'getaucht' ('tauchen' - dalmak fiilinin geçmiş zaman ortacı) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'altına dalmış' demektir.

Bir denizaltının (U-Boot) saklanmak için suyun 'altına' (unter) daldığını (tauchen) hayal edin. Bu durum 'untergetaucht' olarak ifade edilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.