Verb

unterteilen

bölmek, ayırmak, sınıflandırmak

Wir unterteilen den Kuchen in acht Stücke.

Pastayı sekiz dilime ayırıyoruz.

Das Buch ist in Kapitel unterteilt.

Kitap bölümlere ayrılmıştır.

Man kann Menschen nicht einfach so unterteilen.

İnsanları öylece sınıflandıramazsın.

((et4)) ((in+4)) bir şeyi bir şeye bölmek Metni bölümlere ayırıyoruz.

Eş anlamlılar: aufteilen, gliedern; Zıt anlamlılar: vereinigen, zusammenfügen

`unter-` (alt, arasında) öneki ve `teilen` (bölmek, paylaşmak) fiilinden oluşur. Daha küçük birimlere ayırma anlamı taşır.

Büyük bir konuyu ana başlığın 'altında' alt bölümlere ayırdığınızı düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.