Verb

verbleiben

kalmak, geriye kalmak, anlaşmak

Ich verbleibe mit freundlichen Grüßen.

Saygılarımla. (resmi kapanış)

Es verbleiben nur noch wenige Minuten.

Sadece birkaç dakika kaldı.

Wir sind so verblieben, dass wir uns morgen treffen.

Yarın buluşmak üzere anlaştık.

verbleiben kalmak Sadece birkaç dakika kaldı.

so verbleiben, dass ... ... konusunda anlaşmak Yarın buluşmak üzere anlaştık.

bei et3 verbleiben bir şeye sadık kalmak Kararımıza sadık kalıyoruz.

bleiben (kalmak), übrig bleiben (geriye kalmak), vereinbaren (anlaşmak)

'ver-' ön eki (bir durumun devamını belirtir) + 'bleiben' (kalmak). 'bleiben' kelimesinin daha resmi veya yoğun bir versiyonu.

Bunu, genellikle mektuplarda veya resmi bağlamlarda kullanılan 'bleiben' (kalmak) kelimesinin resmi bir versiyonu olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.