verblieben
Çeviri
kalan, geriye kalan
Örnekler
Die verbliebenen Gäste feierten weiter.
Kalan misafirler kutlamaya devam etti.
Es ist nur noch wenig Zeit verblieben.
Geriye çok az zaman kaldı.
Dilbilgisi Kalıpları
((sıfat olarak)) kalan ... Kalan kısım küçüktü. Der verbliebene Rest war klein.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: übrig, restlich; Zıt anlamlılar: verschwunden, weg
Etimoloji
'ver-' (tamamlanma bildiren) ön eki + 'bleiben' (kalmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı. Kalmış olma durumunu belirtir.
Hafıza İpuçları
'ver-' ekini 'tamamen' ve 'blieben' kelimesini 'kaldı' olarak düşünün. 'Tamamen kalmış' olan şey 'geriye kalan'dır.