Verb

verwerfen

reddetmek, geri çevirmek, atmak

Er verwarf den Plan sofort.

Planı derhal reddetti.

Das Gericht hat die Berufung verworfen.

Mahkeme temyizi reddetti.

Man sollte alte Prinzipien nicht einfach verwerfen.

İnsan eski prensipleri öylece atmamalı.

((et4)) bir şeyi reddetmek Die Firma verwarf seinen Vorschlag.

Eş anlamlılar: ablehnen (reddetmek), zurückweisen (geri çevirmek); Zıt anlamlılar: annehmen (kabul etmek), akzeptieren (kabul etmek)

'ver-' (genellikle yanlış giden veya uzaklaşan bir şeyi belirten önek) ve 'werfen' (atmak) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'atıp kurtulmak'tır.

Bir fikri veya planı reddettiğiniz için 'uzağa' (ver-) 'attığınızı' (werfen) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.