Verb

zusammen|prallen

çarpışmak, tokuşmak

Die beiden Autos sind frontal zusammengeprallt.

İki araba kafa kafaya çarpıştı.

Ihre unterschiedlichen Meinungen prallten aufeinander.

Farklı görüşleri birbiriyle çatıştı.

((Özne 1)) und ((Özne 2)) prallen zusammen Özne 1 ve Özne 2 çarpışır Die Autos prallten zusammen.

((mit+3)) bir şey ile çarpışmak Das Auto ist mit einem Baum zusammengeprallt.

Eş anlamlılar: kollidieren (çarpışmak), aufeinandertreffen (çatışmak); Zıt anlamlılar: ausweichen (kaçınmak)

'zusammen' (birlikte) ve 'prallen' (çarpmak) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'birlikte çarpmak' demektir.

İki arabanın 'pat' diye 'zusammen' (birlikte) çarpıştığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.