Adjektiv

abgelaufen

süresi dolmuş, geçmiş, vadesi geçmiş

Die Milch ist abgelaufen.

Sütün süresi dolmuş.

Er zeigte seinen abgelaufenen Ausweis.

Süresi dolmuş kimliğini gösterdi.

((bir şey)) süresi dolmuş (bir şeyin) süresi dolmuş Vize süresi dolmuş.

Eş anlamlılar: verfallen, ungültig; Zıt anlamlılar: gültig, frisch

'ab-' (uzaklaşma, bitme) ve 'laufen' (koşmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı olan 'gelaufen' kelimelerinden oluşur. Sanki zaman 'koşup gitmiş' gibi.

Bir ürünün son kullanma tarihinin takvimden 'koşarak uzaklaştığını' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.