Adjektiv

angezogen

giyinik, cezbedilmiş

Er ist für das Wetter warm angezogen.

Havaya göre sıcak giyinmiş.

Ich fühle mich von seiner Art angezogen.

Onun tavrından etkileniyorum.

((iyi/sıcak/...)) giyinmiş olmak ((gut/warm/...)) angezogen sein O her zaman çok şık giyinir.

((birine/bir şeye)) çekildiğini hissetmek sich ((von j-m/et3)) angezogen fühlen Onun sesine kapıldığını hissediyor.

Eş anlamlılar: giyinik; büyülenmiş. Zıt anlamlılar: çıplak; itilmiş.

an- ('üzerine') + gezogen (ziehen 'çekmek' fiilinin geçmiş zaman ortacı). Kelimenin tam anlamıyla, kıyafetleri vücudun 'üzerine çekmek' gibi.

Kıyafetlerinizi 'üzerinize çektiğinizi' (an-ziehen) hayal edin. 'Cezbedilmiş' için birine karşı manyetik bir çekim düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.